OBJEKTİF GAZETESİ
ŞAHİN ÇOKBİLİR İLE RÖPORTAJ
Â
Şahin Çokbilir’in özgeçmişi:
17. 06. 1963 yılında, Gaziantep/ Yavuzeli/ Miseyri (Kuzuyatağı) köyünde doğdu. Köyde ilkokula başladı. Fakat 6 yaşındayken Gaziantep’e taşınmaları, ilkokuldan liseye kadar Gaziantep'te tahsil yapmasına neden oldu. Henüz ilkokuldayken bağlama çalmaya çalışıyordu. Kolunu bağlamanın sapı, böğrünü de bağlamanın döşü yapıp bağlamayla iç içe geçiyordu. Başlıyordu tıngırdatmaya. Henüz yeni olduğu için ancak tıngırdatıyordu sessiz sessiz. Ama o içinden duyuyordu çıkardığı sesleri. Onu dinlemeye çalışanlarsa ancak elinin kolunun hareket ettiğini görebiliyorlardı
Daha sonra gitarla tanışmış ve tek teliyle tıngırdatmaya başlamıştı. Tın tın ediyordu ama böğrüne böğrüne vurmaya da devam ediyordu. Babası onun durmadan böğrüne vura vura bağlama çalmaya çalışmasına dayanamadı. O’na bir bağlama almaya karar verdi. İlk bağlamasının teknesi ağaçtan değildi, Anadol Marka arabaların kaportasının malzemesine benziyordu . Onunla artık tanışmış ve onun böğrüne böğrüne vurmaya başlamıştı bile. Zaman ilerledikçe ortaokul ve lise yıllarında başka bağlamalarla tanıştı. Basit ezgilerle yola devam ederken artık lise bitiyordu. Lise bitti ve Almanya göründü uzaktan. 4 yıl Almanya’da bulunduktan sonra sıra geldi tekrar memlekete dönmeye.
1984 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Almanca Bölümünde okumak için İzmir'e döndü.
1985'te İzmir Karşıyaka Belediyesi Halk Müziği Konservatuarı Bölümünde Halk Müziği ve nota dersleri aldı.
1985' ten (1990’a) üniversite bitimine kadar, İzmir Sanat Araştırma Derneği (İSAD) yönetim kurulu üyeliği yanısıra, Halk Müziği Korosu, Bağlama Kursu ve Halk Oyunları çalışmaları yaptı. Ayrıca Sencar Sağdıç yönetimindeki Küçük Tiyatro'da çocuk oyunu oynadı. İzmir’de geçen yıllar onun hayata bakışını, insanlara ve dünyaya bakışını olgunlaştırmıştı.
1991 yılında "Yunus İle Pir Sultan İle Bir Gönüle Girmek" adlı kaset çalışmasını yaptı. Üniversite bitince müzik çalışmaları için Almanya'ya döndü. Almanya’da çeşitli müzisyenlerle ve kültür derneklerinde müzik çalışmaları yaptı.
Çocuklar ve gençler için hazırlanan iki müzik CD ve kaset albümünde düzenleme, kayıt ve çalgı konusunda emek harcadı.
"ORA TÜRKÜLERİ" Kendi şiirlerini ve başka şairlerin şiirlerini müziklendirmeye, stüdyo çalışmalarına ve bunun yanı sıra kendi yöresinden derlediği "Köy Halk Türküleri" ni arşivleme ve kitaplaştırma çalışmalarını bitirmek üzeredir.
SORU 1: BURADA YANİ ALMANYA’DA ALMAN SES KAYIT STÜTYOLARINDA CALIŞTINIZ, TÜRKİYE’DE İSTANBUL-UNKAPANINDA SES KAYITLARI YAPTINIZ VE UNKAPANINDA ÖNEMLİ MÜZİK FİRMALARINA KLİPLER ÇEKTİNİZ, TELEVİZYON PROGRAMLARI YAPTINIZ. BU KADAR DENEYİMİNİZDEN SONRA SİZE SORMAK İSTİYORUM, ORALARDA MÜZİK SEKTÖRÜ BİTTİ Mİ?
Şahin Çokbilir: Müzik sektörü bitmez, buna ne müzikseverler , ne de sektörün kendisi izin vermez. Sektörün ana hedefi kısa sürede çok satmak ve çok hızlı zengin olmaktır. Bu hedefe hizmet edecek klişi veya grupları buldukça bu böyle devam edip gidecektir. Ama bu hep sektörün istediği gibi gitmeyebilir, zaten şu anda sektörün istediği gibi gitmiyor. Sektör bu konuda en baştaki suçlulardandır. Hızlı zengin olma sevdası kendi kendini yedi bitirdi nerdeyse. Harakiri (Kılıçla Japon intihar şekli) yapacak dereceye geldi nerdeyse. Korsanı yaratan da bu sektör karşı çıkanda. Yarattı çünkü korsan üretimden de cebini dolduruyordu. Sonra da karşı çıkmaya başladı çünkü gereğinden fazla korsancı bu işi yapınca parsada pay kalmadı ve artık kendi yarattığı canavarı kendi öldürmek istedi. Ama canavar kontrolden çıkmıştı bir kere ve korsandan elde edilen gelir şimdi kontrol etmek için harcanmaktadır. Sektör zayıf olduğu gücünü kaybettiği şu ortamda başka yol ve yöntemlerle bu sözde kriz ortamından çıkışını da kendi elleriyle yapacaktır.
SORU 2-ALMANYA’DA DAHA ÖNCE KLİP VS. ÇEKİM İŞLERİ NASIL GİDİYORDU ŞİMDİ NASIL GİDİYOR?
Şahin Çokbilir: Almanya’da çekim işleri yani klip ve TV program çekimleri eskiden olduğu gibi şimdi de aynı tempoda gidiyor, fakat başarı yok. Üretime dayalı bir çekim mantığından çok günübirlik işler mantığı piyasaya hakim durumda. Böyle olunca zaman dolsun para gelsin işleri yapılıyor.
Â
SORU 3-AVRUPADA YAŞAYAN MÜZİSYEN ARKADAŞLARIMIZ DAHA ÇOK TÜRKİYE’DE SES KAYIT VE ALBÜM YAPMAYA GİDİYORLAR. ALBÜM ÇALIŞMALARINI ORADA YAPMALARI DOĞRU MU, YOKSA AVRUPADA DA ALBÜM YAPMAK MÜMKÜN MÜ?
Şahin Çokbilir: Albüm çalışmaları için Türkiye’yi tercih etmedeki neden bence daha çok oradaki havayı solumak içindir. Bunun faydası yok mu , var. Orada bulunan bir çok yetenekli, başarılı ve işini doğru yapan müzisyen arkadaşlar var. Hem bu arkadaşlarla tanışmak hem de bu müzisyenlerle aynı ortamda olmak yurtdışından gelen arkadaşları mutlu etmektedir. Genel stüdyo çalışmalarının dışında oradaki ortamları gezip görmek yeni tanışlara vesile olmaktadır. Bu heyecan veren bir durumdur ve çalışmaya ek bir dinamik güç katmaktadır. Bu açıdan bakıldığında Türkiye’ye gidip çalışmalarını orda yapmaları doğru. Fakat diğer taraftan bakıldığında, albüm çalışması için ayrılan maddi kaynak gidiş gelişlerle ve orda yapılan ekstra harcamalarla iki katına çıkmaktadır. Yani iki albüm parasına bir albüm yapmak var işin içinde. BUndan dolayı albümler burda da yapılabilir. Burda da aynı düzeyde müzisyenler ve aynı düzeyde stüdyolar (daha da yüksek düzeyde olanlar da var ) var. Tercih artık cebin durumuna göre şekillenmektedir.
SORU 4-TÜRKIYEDE ALBÜM YAPIP BÜYÜK PARA KAPTIRANLAR DA VAR, MÜZİSYEN ARKADAŞLARIMIZA HANGİ TAVSİYELERDE BULUNMAK İSTERSİNİZ?
Şahin Çokbilir: Esas mesele de zaten Türkiye’ye yurtdışından gelerek, tam Türkçeyle ‚’kazıklanmak’’ da var. Bir şekilde biriktirdiği parasını albüm yaparak hayallerini gerçekleştirmek isteyen kişi veya gruplar eğer UNKAPANI hakkında önbilgiye sahip değillerse hüsranla bitme olasılığı yüksektir. Kazıklamadan iş yapan yapımcılar da var, fakat onlara ulaşana kadar unkapanının kurtları kokuyu almışlarsa onlardan yakayı kurtarmak hayli zor olabilir. Benim tavsiyem şudur:
Müzik konusunda bilgisi olmayan, sadece yapımcı sıfatıyla unkapanında bulunanlardan mümkünse ilk başta uzak durmak. Müzikten anlayan yapımcılar o işin hangi koşullarda ne gibi emekler harcandığını dah iyi bilirler, algılarlar ve hissederler. Diğer yapımcılar da bilirler bilmesine, fakat hissedemezler. Kafaları sadece, bu işten elime ne kadar para geçecek konusuna çalışır.
Tek tek kapılarını çaldıkları yapımcıların onlara söyledikler ballı kaymaklı sözlerine aldanmasınlar.
Dinlesinler ama bir başka yapımcıyı da dinlesinler. Ne kadar çok yapımcıyla görüşme yapılırsa o kadar daha sağlıklı olacaktır. Bir kaç gün yapılan görüşme sonrası oturup değerlendirme yaparak tekrar görüşme yapmaya aday yapımcıya gidip görüşmeyi yapsınlar. Kontratlar, sözleşmeler imzalanırken noterde imza atsınlar ve imza atılmadan önce mutlaka bir avukata sözleşmeyi veya kontratı gösterip fikir alsınlar.
Bilmem kaç yıllık o yapımcıya bağlı kalma ve onun izni olmadan başka birşey yapamama gibi sonuçları olan sözleşmelere dikkat etsinler.
SORU 5: BURADA KALİTELİ KLİP ÇEKİMİ YAPMAK MÜMKÜN MÜ, SİZİN ÇEKİMLERİNİZ DEVAM EDİYOR MU?
Şahin Çokbilir: Klip çekimlerinin kalitesi ilk önce işin kendisindedir. Klip çekilecek ezgi ve onu seslendiren çalan vs klip çekmeye uygun değilse dünyanın en pahalı film stüdyosu olsa bir işe yaramaz. İyi malzeme ve iyi ekiple heryerde güzel klipler çekilir. Bizim de çekimlerimiz hem burda, hem de Türkiye’de devam ediyor.
SORU 6: GAZETEMİZ OBJEKTİF ADINA BİZE AYIRDIĞINIZ DEĞERLİ VAKTİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM. SON OLARAK EKLEMEK İSTEDİĞİNİZ BİRŞEY VAR MI?
Şahin Çokbilir: Asıl ben teşekkür ederim. Son olarak şunu eklemek isterim. Kültürümüzü daha çok yaymak daha çok yaşamak için çocuklarımıza yönelik kültürel çalışmalara ağırlık vermemiz gerekiyor. Sağlıklı kültürel birikimli insanlar daha sağlıklı yaşarlar. Daha güzel müzik yapar daha kaliteli çekimler yaparlar. Kültürümüzü ayak altına almaya devam edersek, yakın gelecekte toplumun da ayaklar altına alınması kaçınılmaz olacaktır. Her nerde olursak olalım doğru bilgiden şaşmayalım diyorum. Popüler kültür çocuklarımızı içi boş ve cilalı malzemelerle etkilemeye çalışıyor. Daha çok para , daha çok para için.
İnsan olmak zor değil. Yeter ki insana sahip çıkalım. Okuyuculara sevgi ev saygılarımı iletiyorum. Nice bayramlara.